
Otizm Spektrum Bozukluğu'nda
Zihin Kuramı
Yıllar içerisinde zihnimize yerleşen şu tanımı hepimiz biliyoruz:
“Otizm bir hastalık değil, nörogelişimsel bir farklılıktır.”
Peki, ne kadar farkındayız?
Nörogelişimsel farklılık ne demek?
Nörogelişimsel farklılık, otizm spektrumundaki bireyleri sosyal açıdan nasıl etkiler?
Sosyal Becerilerin gelişiminde Zihin Kuramı becerilerinin önemi nedir?
Bu makale de bu sorulara yanıt bulacağız..
Nörogelişimsel farklılık, beynin gelişim ve işleyiş biçimindeki çeşitliliği ifade eder. Her bireyin düşünme, öğrenme, iletişim kurma ve dünyayı algılama biçimi birbirinden farklıdır. Bu farklılıklar bazen dikkat, dil, motor beceriler veya sosyal iletişim alanlarında belirginleşebilir. Otizm spektrumundaki bireyler, bu nörogelişimsel farklılıklar yelpazesi içinde yer alan bir gruptur.
Otizm spektrumundaki bireylerin dünyayı anlama, duyusal deneyimleri yorumlama ve sosyal ilişkiler kurma biçimi, tipik gelişim gösteren bireylerden farklı olabilir. Bu farklılık bir eksiklik değil, beynin farklı bir çalışma şeklidir. Bu nedenle, otizm spektrumundaki bireyler özellikle sosyal beceriler dediğimiz davranışlarda; duygu-davranış yönetimi, sosyal iletişim ve topluma uyum açısından bazen kendilerini anlamakta bazen de çevrelerindeki insanların düşünce, duygu ve niyetlerini anlamakta zaman zaman zorlanabilirler. Bu durum, onların sosyal ilişkiler kurmasını ve buna uygun duygu yönetimini zorlaştırmakla birlikte empati geliştirmesini sınırlamakta ve kendini ifade etme biçiminde belirgin düzeyde farklılık göstermektedir. Çoğunlukla da kendilerini ifade etmekte zorlanmaktadırlar.
“Zihin kuramı” ise, önce bireyin duyguları anlamasına, kendi duygusunu tanımasına ve yorumlamasına, öz farkındalık geliştirmesine odaklanır. Ardından başkalarının davranışlarını, bakış açılarını fark etmesine, kendi zihni dışında farklı zihinlerinde olduğunu kavramasını hedefler. Herkesin benzer durumlar üzerinde farklı duygular hissedebileceğini anlamasına olanak sağlar. Bunun sonucunda duygu-düşünce-davranış arasındaki bağlantıyı kavramakla birlikte istek ve niyetleri anlama becerilerine odaklanır. Yani empati gelişimini destekleyen sistemli bir süreçtir. Toplumsal yaşama uyumda gerekli olan sosyal beceriler için temel oluşturan bir beceridir.
Eğitim sürecinde yürütülen zihin kuramı çalışmaları, bireylerin duygusal farkındalığını ve sosyal uyumunu güçlendirir. Sosyal öyküler, duygu kartları, karikatür çalışmaları, rol oynama etkinlikleri ve video modelleme gibi yöntemlerle bireyler hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını tanımayı öğrenir. Böylece bireyin iletişim becerileri gelişir, duygularla baş etmeyi öğrenir, akran ilişkileri güçlenir ve sosyal dünyaya daha anlamlı bir şekilde katılabilirler.
Her birey, dünyayı kendine özgü bir pencereden görür.
Otizm spektrumundaki bireyler için bu pencerenin biraz daha anlaşılır hale gelmesi, doğru yaklaşımlar ve sabırlı destek süreçleriyle mümkündür.
Zihin kuramı ve sosyal beceri öğretimi, onların çevresini daha iyi anlamasını ve duygusal bağlar kurmasını destekleyen güçlü bir köprüdür.
Eğitimciler, terapistler ve aileler bu süreçte birlikte hareket ettiğinde bireylerin potansiyeli daha görünür hale gelir.
Çünkü her adımda hatırlanması gereken temel gerçek şudur:
“Anlamak, kabulün ve gelişimin ilk adımıdır.”
Sena ŞENER
Okul Önc. Öğrt. / Zihin Kuramı Eğitmeni
